
Resmi olmayan (gayri ciddi) veriler evliliğin henüz 1. yılında başlayan gaz sızıntılarının ilişkinin devamına olumsuz etkide bulunduğunu gösteriyor! Oysa bu davranışı ancak 4. yıldan itibaren zorunlu haller ve evlilik yıldönümlerinde makul sayabiliriz!
Asla itiraf edilmese de boşanmaların %80 i şiddetli osuruk yüzünden.Fakat hukuk sistemi zarar görmesin diyerek "şiddetli geçimsizlik"kavramı yaratıldı!
Evlilik mayasının kıvamını bozan bu sorun sanılanın aksine fiziki kaynaklı değil.("Hayatta her şey psikolojiktir"...)
Yellenerek memnuniyetsizliğini dile getirmek bir iletişimsizlik sorunudur! Kelimelerin kifayetsiz olmaya başladığı bir ortamda eşine ilişkilerinin boktan bir hale dönüştüğü uyarısını ağzı yerine götüyle vermek 21.y.y. insanının tavrı olmamalı!
Sıkıntılarını içine atarsan önce hazım zorluğu çekersin. Ardından içindeki isyan gaza dönüşüp bağırsaklara birikir. E o zaman" bağırsak ya,belki duyulur" kararıyla büzük (anüs) titreşir duygulu ve bir o kadar sitemkar melodi sızar mutsuzluğun iç yakan kokusunu da yanına alarak!
"Bak ne kötü kokuyor galiba son kullanma tarihim geçmiş, sen en iyisi beni bırak! " diye düşündürebilmek karşıdakini içten içe...
Unutulmamalıdır ki osurmak bir pasif direniş ve sivil itaatsizlik eylemidir...
Eşinin yemeklerini beğenmeyen erkeklerin de sıkça kullandığı bir yöntem, gaz çıkarmak!
Evliliklerindeki ten uyuşmazlığı ve diyalog eksikliği bireyleri kendini böyle ifade etmeye götürebilir. Fakat çoğaldıkça kronikleşir ve evliliğin temeli bu "artçı sarsıntılara" dayanamayıp çökebilir!
Yani özetle evlilikte gaz kaçağı varsa rahatlıkla sorundan bahsedebiliriz...

Not:İskoçların kilt giymesinin çok mutsuz olmalarıyla alakası araştırılıyor!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder